Unutulmaz 1 Nisan Şakaları-2

1962’de İsveç’in siyah beyaz yayın yapan tek televizyon kanalına 1 Nisan’da çıkan bir teknisyen, ekranın önüne bir naylon kadın çorabı geçirerek izleyicilere renkli televizyon izleyebilecekleri müjdesini verdi.
Komik Resimler, Mizah, Komik Dünya, Çok komik çok eğlenceli Komik Resimler FIKRA fikra fıkra türkiye siteler bedava email eğlenceli , Animasyon animasyonlar duvar yazıları fıkra, fıkralar karikatürler , komik video, komik tv,komik filmler ,komik görüntüler,en komik videolar,

1962’de İsveç’in siyah beyaz yayın yapan tek televizyon kanalına 1 Nisan’da çıkan bir teknisyen, ekranın önüne bir naylon kadın çorabı geçirerek izleyicilere renkli televizyon izleyebilecekleri müjdesini verdi.
1 Nisan "şakanın evrensel günü" olarak kabul ediliyor. Fransa’da 1564 yılında takvimde yapılan reformla yılbaşı 1 Nisan’dan 1 Ocak’a alındı. 1 Nisan’ı sene başı olarak kabul etmeye devam edenlerle alay etmek amacıyla yapılan şakalar, bir süre sonra gelenek haline geldi. İşte, dünyadan en ünlü 1 Nisan şakalar...
Bu konuda bir tartışma çıkması bile abes kaçar. Fıkra deyince akla önce Karadeniz ve ardında da Temel gelir. Fıkraların neden bu kadar ünlü ve ilgi çekici olduğu ise bölge insanının fıkra gibi yaşamasına dayanıyor. İşte örnekler:
Doğu Karadeniz'de, doğal yaşamın her anında, birbirinden ilginç fıkra gibi olaylarla karşılaşmak mümkün.
Karadeniz Fıkraları Ajansı Sahibi Hikmet Aksoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Karadenizlinin pratik zekasının, karakterinin, samimiyetinin, olaylara bakış açısının, kendine özgü mizah anlayışına sahip fıkraların esin kaynağı olduğunu belirterek, ''Piyasada nasıl pek çok değişik balın yanı sıra bir de Anzer balı vardır ya, bu da öyle bir şey. Üretilen fıkralar farklı, Karadeniz fıkraları farklı. Onlar orijinaldir'' dedi.
Karadeniz insanının çoğu zaman olaylara bir şaka gibi baktığını ifade eden Aksoy, şunları söyledi:
''Karadenizli ciddi olduğu zaman bile fıkrayı hiç unutmaz. Her sözünde bir kinaye, fıkra vardır. Bu kinaye küçümseme, kınama anlamında değildir. Dudaklarda bir gülümseme yaratmak içindir. Karadeniz'de doğal yaşam alanları, olumsuz şartlar, geçim derdi insanların fıkralara daha çok sarılmasına neden olmuştur. Doğu Karadeniz büyük bir mizah sahnesi. Burada yaşayan insanlar kurgulanmış bir oyunu değil, bizzat kendileri yaşayarak fıkraları ortaya çıkartıyor.''
KOMEDYEN CEM YILMAZ'IN YORUMU
Ünlü komedyen Cem Yılmaz'ın, sadece bir kez geldiği Trabzon'da, neden daha çok program yapmadığına ilişkin soruya, ''Karadeniz turnesinde enteresan şeyler yaşadık. Bir çok fıkrada rol aldık. Trabzon'a seyahat ediyorum, bir vatandaşa sorduk, 'havaalanına nasıl gidebiliriz?' diye, o da 'uçak havaalanı mı?' diye cevap verdi. Neden böyle oluyor sorusunun kaba bir cevabı yok. Trabzon'da bulunduğum 2 saatte 17 tane fıkra yaşayınca, ben niye burada sahneye çıkıp komiklik yapıyorum ki'' şeklinde verdiği cevap, fıkra denince, neden Karadenizlilerin akla geldiğini anlatır nitelikte.
İŞTE YAŞANMIŞ BAZI ÖRNEKLER
Dolmuş kalkıyor...
Ankara'dan ilk kez Trabzon'a gelen bir kişi, havalimanına
otomobiliyle gelen ve şehrin yabancısı olan arkadaşıyla buluştuktan
sonra, Trabzonlu tanıdıklarını telefonla arar.
Trabzonlu, her ne kadar gelip sizi alayım dese de misafirleri, ''otomobillerinin olduğunu, tarif etmesi halinde, Boztepe'de olduğunu söyleyen arkadaşlarının yanına gelebileceklerini'' söyler ve yola koyulurlar.
Tarif üzerine Yenicuma semtine kadar gelen bu kişiler, burada yolun ikiye ayrıldığını görünce, içinde bulundukları otomobilin camını indirerek, yol kenarındaki bir Trabzonlu'ya, ''Boztepe'ye hangi yoldan gidebiliriz?'' diye sorar.
Trabzonlunun verdiği, ''Şuradan dolmuş kalkıyor'' cevabı, ilk kez kente gelenleri gülme krizine sokar.
Israrla doysa vermek istedi ama...
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mehmet Ali Şahin,
çeşitli ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Artvin'in Borçka
ilçesine gelir.
Vatandaşlarla sohbet ederken, kalabalığı yararak güçlükle Şahin'in yanına yaklaşan bir kişi, ''Size bir dosya vermek istiyorum'' der. Şahin'in, dosyayı yanındaki Artvin milletvekillerine verebileceğini söylemesine rağmen, bu kişi ısrarla, dosyayı kendisine vermek istediğini söyler.
Israr üzerine bu vatandaşı kıramayan Şahin'in, ''Tamam ver bana dosyayı'' der. Vatandaşın, ''Sayın başkanım dosya yanımda değil'' demesi üzerine, Şahin ve çevresindekiler kendilerini gülmekten alamaz.
Uçağı dengede tutmak için mi?
Uçakla daha önce seyahat etmeyen bir Trabzonlu, kurumu
tarafından verilen bir görev için uçakla İstanbul'a gider. İlk uçuşunda
bazı izlenimler edinen Trabzonlu, yine uçakla geriye dönerken, pilotun
kalkış sırasındaki uyarısı üzerine, hostes ve hostların, belli yerlere
oturarak kemerlerini bağladığını görür.
Pilotun, iniş ve kalkışlarda hep aynı uyarıyı yaptığını ve her defasında hostes ve hostların aynı yerlere oturduğunu gören Trabzonlu, dayanamayıp, hemen yakınında oturan hosta, kısık bir sesle, ''Uçağın iniş ve kalkışlarda dengede olması için mu buralara oturuyorsunuz'' diye sorar.
Kahkaha atmaktan kendini alamayan host, hem güvenlik açısından hem de acil çıkışlarda belli görevleri olduğu için bu noktalara oturduklarını uzun uzun Trabzonluya anlatmak zorunda kalır.
Üye olmayan giremez...
Trabzon Gazeteciler Cemiyeti'nde oturan birkaç gazeteci,
yakındaki bir çay ocağından çay söyler. Aradan epey bir zaman geçmesine
rağmen çaylar gelmez.
Gazeteciler merakla beklerken, bir genç çaylarla içeri girer. Gazetecilerin, çayların niye geç geldiğini sorması üzerine çaycı, ''Abi, girişte, 'üye olmayanlar giremez' diye yazıyordu. Ben de içeri gireyim mi, girmeyim mi düşündüm. Onun için geciktim'' cevabını verir.
İki ayrı tabak olmasın diye
Trabzon'un Uzungöl beldesine gezmeye giden 3 kişilik
grup, bir restorana girerek, iki ayrı tabakta, biri 2 kişilik, biri de
tek kişilik, yöreye özgü kuymak ister.
Bir süre sonra garson masaya, tek tabak içinde 3 kişilik kuymak getirir. Gruptakiler, iki yarı kuymak istediklerini, neden tek tabakta 3 kişilik kuymak yaptırdığını sorduğu garson, ''İki ayrı tabak olmasın diye hepsini bir yaptım'' cevabını verir.
Soru: Hastalığı ne? Cevap: Hasta!
Devlet Bakanı Faruk Özak, Trabzon Fatih Hastanesinde bazı
açılış törenlerine katıldıktan sonra, tedavi gören hastaları ziyaret
ederek, geçmiş olsun dileğinde bulunur.
Bir odaya girerek, tedavi gören yaşlı bir kadına ''geçmiş olsun'' dileğinde bulunan Özak, yakınına, ''Neyi var'' diye sorar.
Hasta yakının cevabı ise kısa olur: ''Hasta''
AA
İnci DÖNDAŞ'ın röportajı
Türkiye’de o kadar çok ilginç isim var ki... Kimi isminden dolayı mağdur oluyor, kimi ise ismine uygun bir meslek sahibi. Bu isimler son olarak İzmirli Cihandabir Biricik Birtane Birleşik Meltem’in ismiyle dalga geçenler hakkında bulunduğu suç duyurusuyla gündeme geldi. Araştırdık, ilginç isimli kişilere nasıl yaşadıklarını sorduk, başlığa ise bir Sezen Aksu şarkısının dizesini uygun gördük
Cihandabir Biricik Birtane Birleşik Meltem... 24 yaşındaki genç
kadının adı Cihandabir Biricik Birtane, kendi soyadı Birleşik,
evlendikten sonra aldığı soyisim ise Meltem. Bu ismi geçen hafta
duyduk. Bir bankaya kredi için başvurmuştu, sonra adının internette
alay konusu yapıldığını gördü. Meltem’in iddiasına göre onun ismiyle
alay edip internete verenler kredi için başvurduğu banka
görevlileriydi. Soluğu mahkemede alan Meltem, suç duyurusunda bulunarak
banka görevlileri aleyhine ‘kişilik haklarına tecavüz’ davası
açılmasını talep etti.
Meltem’e bu ilginç isim, koleksiyonculuk yapan babası tarafından
dünyada tek olması için verilmiş. İsminden dolayı sıkıntı çekmemiş
değil ama bunun yanında güzel anıları da olduğunu söylüyor.
6 BİN İLGİNÇ İSİM BULDU
Türkiye’de ismi konusunda sıkıntı yaşayanların sayısı hayli fazla. Ayşe
Donsuz, Olgun Portakal, Bugün Neyaptı, Bilgi Sayar, Nohut Biber, Katil
Zeytin bunlardan sadece birkaçı. Hatta bundan birkaç yıl önce Antalya
Valisi eski Yardımcısı Erkan Işılgan, meslek hayatı boyunca
karşılaştığı ilginç isimleri bir kitapta toplamıştı. Işılgan ‘1967
yılından beri Türkiye’nin dört bir yanında görev yaptım. Her gün
onlarca insanla karşılaşıyor, tanışıyordum. Göreve başladığım ilk
yıllarda çok sayıda ilginç isim ve soyad karşında çok şaşırdım. Daha
sonra isimleri unutmamak için not etmeye başladım. Yaklaşık 6 bin isim
topladım. Bunların 4 bin 500’ünü bir kitapta topladım, bu kitabı Lale
Aytaman’ın teşvikiyle yayımladım’ diyor.
AMACIM AİLELERİ UYARMAKTI
Kitapta öyle isimler var ki... Işılgan o isimlerden şu örnekleri
veriyor: ‘Ali Erik Uzunkavakaltındayataruyuroğlu adlı bir kişi vardı.
Kitabımı bir gün bir eczacıya verdim, kitaba bakıp çocuğuna bu ismi
vermek istediğini söyledi, ‘Aman kızım’ dedim. Görev yaptığım bir yerde
bir polis memuru vardı; adı Satılmış, soyadı Dönekoğlu idi. Öyle
başarılı bir polisti ki, adının tam tersi bir kişiydi. Kitabım
çıktıktan sonra Hindistan Atmaca adlı biri bana yazı göndermiş, bir
dahaki kitaba kendi ismini de eklememi istemiş. Bu kitabı hazırlayarak
anne ve babalara çocuklara isim verirken bir daha düşünmeleri konusunda
uyarıda bulunmak istedim.’
Hatta Işılgan, Trabzon Vali Yardımcısıyken İçişleri Bakanlığı’na
başvurup insanların ad ve soyadlarına bir sınırlama getirilmesini,
utanç verici, komik isimlerin kabul edilmemesi teklifini götürmüş.
Kabul edilen bu teklifle yönetmelik iki buçuk yıl uygulandı. Yapılan
itirazlar sonucunda yönetmelik yürürlükten kaldırıldı, şimdi herkes
istediği ismi çocuğuna verilebiliyor.
Pamukprenses Van’da yaşıyor
BAZI kişiler bu ilginç isimleriyle uyumlu mesleklere
sahip, bazıları ise şimdiye kadar kimsenin çocuğuna vermeyi akıl
edemediği isme... Onlar kimler mi dersiniz?
Avukat Yasal Erdemli
İstanbul Şişli’de avukatlık bürosu bulunan Yasal Erdemli’nin adı
mesleğine çok uygun. Bu ismi avukat babası vermiş. İki yıl önce hem
babasının teşviki hem de kendi isteğiyle avukat olan Erdemli, isminin
hakim ve savcılar arasında zaman zaman espri konusu olduğunu söylüyor.
Erdemli ‘Çocukken babası hukukçu olan arkadaşlarım vardı. Üç
kardeşlerdi ve isimleri Yargı, Yasa ve Kamu idi’ diyor.
Diş hekimi Oya Bilir
Oya Bilir, Konya’da diş hekimi olarak çalışıyor. İnternette onun
ismiyle ilgili pek çok yorum yer alıyor. Oya Bilir, bu soyadı
evlendikten sonra almış, kendi soyadını ise açıklamak istemiyor. Peki
sanal alemde adıyla ilgili yapılan esprilere ne diyor: ‘Gülüp
geçiyorum. Ben evlendikten sonra bu soyadını aldım ve hiç onlar gibi
düşünmemiştim. Adımı ve soyadımı şerefle taşıyorum.’
Avukat Güven Kurtul
Yine İstanbul’da Balmumcu’da bürosu olan Güven Kurtul’un ismini de
babası vermiş. Ama onun babası hukukçu değil, bir mühendismiş. Kurtul
‘Ablalarımın adı Gülbin ve Gülsen. Benim ismim onlarınkiyle uyumlu
olsun diye verilmiş. Bu mesleği tamamen kendi isteğimle seçtim,
avukatlığa başladıktan sonra ismimle ne kadar uyumlu olduğunu fark
ettim. Bazen müvekkillerim davanın ne olacağını soruyor, emin olduğum
işlerde ‘Güven Kurtul’ diyorum. Ama eğer adımla ilgili kötü şeyler
söylenerek dalga geçilirse yapanlar hakkında dava açabilirim’ diyor.
Pamukprenses Çoban:
Van’da yaşayan 31 yaşındaki Pamukprenses Çoban’ın ismini babası vermiş: ‘Babam abim hasta diye Ankara’ya gitmiş. Pamuk Prenses
filmini izlemiş ve çok etkilenmiş. Yedi cüceleri varmış ve çok masum ve
temiz saf bir kızmış. İsmi çok hoşuna gitmiş. Ben doğunca bana vermiş.’
Pamukprenses, sadece Pamuk ismini kullanıyor. Çocukken kimsenin
kendisiyle alay etmediğini belirten Pamukprenses, isminden memnun
olduğunu söylüyor.
Nermin Ocak ile Nihal Munsif kim dersiniz?
Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de pek çok ünlünün sahne adı var. Onlardan birkaçı...
Cüneyt Arkın: Fahrettin Cüreklibatur, Fikret Hakan : Bumin Gaffar Çıtanak, Aytaç Arman: Veysel İnce, Banu Alkan: Renka Bronkavi, Mahsun Kırmızıgül: Abdullah Bazencir, Kibariye: Bahriye Tokmak, Ahmet Özhan: Ahmet Şükrü Kadıöz, Müjde Ar: Kamile Suat Ebrem, Muhterem Nur : Aysel Kısa, Yılmaz Güney: Yılmaz Pütün, Serpil Çakmaklı: Serpil Dönmez, Bulut Aras: Uğur Fidan, Yıldız Kenter: Ayşe Yıldız, Gülden Karaböcek: Saniye Gülden, Nil Burak: Nihal Munsif, Harika Avcı : Nermin Ocak
(Star)





.ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-mkp {border:1px solid #d8d8d8;font-family:Arial;padding:0px 14px;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-mkp hr {border:1px solid #d8d8d8;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-mkp #EC_hd {color:#628c2a;font-size:85%;font-weight:bold;line-height:122%;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-mkp #EC_ads {margin-bottom:10px;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-mkp .EC_ad {padding:0 0;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-mkp .EC_ad a {color:#0000ff;text-decoration:none;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-sponsor #EC_ygrp-lc {font-family:Arial;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-sponsor #EC_ygrp-lc #EC_hd {font-weight:bold;font-size:78%;line-height:122%;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-sponsor #EC_ygrp-lc .EC_ad {margin-bottom:10px;padding:0 0;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-mlmsg {font-size:13px;font-family:arial, helvetica, clean, sans-serif;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-mlmsg table {font-size:inherit;font:100%;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-mlmsg select, .ExternalClass #EC_yiv738074954 input, .ExternalClass #EC_yiv738074954 textarea {font:99% arial, helvetica, clean, sans-serif;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-mlmsg pre, .ExternalClass #EC_yiv738074954 code {font:115% monospace;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-mlmsg EC_* {line-height:1.22em;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-text {font-family:Georgia;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-text p {;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-tpmsgs {font-family:Arial;clear:both;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-vitnav {padding-top:10px;font-family:Verdana;font-size:77%;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-vitnav a {padding:0 1px;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-actbar {clear:both;white-space:nowrap;color:#666;text-align:right;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-actbar .EC_left {float:left;white-space:nowrap;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 .EC_bld {font-weight:bold;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-grft {font-family:Verdana;font-size:77%;padding:15px 0;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-ft {font-family:verdana;font-size:77%;border-top:1px solid #666;padding:5px 0;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-mlmsg #EC_logo {padding-bottom:10px;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-reco {margin-bottom:20px;padding:0px;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-reco #EC_reco-head {font-weight:bold;color:#ff7900;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_reco-grpname {font-weight:bold;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_reco-category {font-size:77%;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_reco-desc {font-size:77%;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-vital {background-color:#e0ecee;margin-bottom:20px;padding:2px 0 8px 8px;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-vital #EC_vithd {font-size:77%;font-family:Verdana;font-weight:bold;color:#333;text-transform:uppercase;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-vital ul {padding:0;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-vital ul li {list-style-type:none;clear:both;border:1px solid #e0ecee;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-vital ul li .EC_ct {font-weight:bold;color:#ff7900;float:right;width:2em;text-align:right;padding-right:.5em;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-vital ul li .EC_cat {font-weight:bold;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-vital a {text-decoration:none;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-vital a:hover {text-decoration:underline;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-sponsor #EC_hd {color:#999;font-size:77%;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-sponsor #EC_ov {padding:6px 13px;background-color:#e0ecee;margin-bottom:20px;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-sponsor #EC_ov ul {padding:0 0 0 8px;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-sponsor #EC_ov li {list-style-type:square;padding:6px 0;font-size:77%;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-sponsor #EC_ov li a {text-decoration:none;font-size:130%;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-sponsor #EC_nc {background-color:#eee;margin-bottom:20px;padding:0 8px;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-sponsor .EC_ad {padding:8px 0;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-sponsor .EC_ad #EC_hd1 {font-family:Arial;font-weight:bold;color:#628c2a;font-size:100%;line-height:122%;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-sponsor .EC_ad a {text-decoration:none;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-sponsor .EC_ad a:hover {text-decoration:underline;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-sponsor .EC_ad p {;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 EC_o {font-size:0;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 .EC_MsoNormal {;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 #EC_ygrp-text tt {font-size:120%;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 blockquote {;} .ExternalClass #EC_yiv738074954 .EC_replbq {;}
alo, naber?
- iyiyim bitanem, sen nasılsın ?
- naapıyodun ?
- hiiiç, bi film izliyodum öylesine.
- adı ne ?
- bilmiyorum ki yabancı bi isim. kadın temalı avrupa filmlerinden biri işte.
- sanat filmi yani.
-
tabii tabii alman ..... vurum öhhööö öhöö alman dışa vurumculuğunun
izlerini taşıyor işte. böyle gölge oyunları karakterlerin ruh dünyasını
ifade ediş biçimi falan... ilginç.
- konusu ne ?
- ya işte
erkek egemen bi dünya. kadınları sürekli eziyolar. konuşturmuyolar. ne
zaman bi laf söyleyecek olsalar hemen ağızlarına tıkıyolar. işte böyle
dayatmacı bi toplum, zorlanan kadınlar vs.
- düzen eleştirisi yani ?
- tabii canım bi görsen, düzen düzene...
- ........................
- .........................
- allah belanı versin necmi yine alman pornosu seyrediyodun di mi ?
--------------------------------------------------------------------------
zrrrrrrrrrrr
- nan kim bu şimdii
-alooo
-alo naber aşkım
- iyidir senden
- iyiyimde sesin pek iyi gelmiyor bi tuhaf sanki
- yok yok iyiyim film seyrediyorum
- aaa sahimi kimin filmi
- sen tanımazsın
- nası yanee
- yaaff işin gücün yokmu senin git yemek yap bulaşık yıka ne biliyim yap bişeyler işte hadee yavrum işim var işimm
- yaaa çok merak ettim şimdi sana geliyim beraber seyredelim
- yok yok gelme sen hem sen sevmessin bu tip filmleri
- nası filmleri
- yaff gerilim filmi işte sana çok korkunç gelebilir
- hımmm konusu neydi
-
sorma insanlar birbirine girmiş durumda kadın erkek yiyişip duruyorlar
böyle bir cadı var allah seni inandırsın göğüsleri ta kafam kadar
siyahlar giymiş sonra.... nan ben ne diyorum alooo aysell aloooo aman
bee kapatırsan kapat belkide seyretmeye filan geliyodur
------------------------------------------------------------------------
--allo!naber aşkım?
--iyiyim aşkım,sen?
--nedir bu sesin allasen nefes nefese kalmışsın!
--spor yapıyorum gülüm.bi kaç kilo fazlam var. o bab da!!
--o arkadan gelen sesler ne öyle!!
--hem arkadan hem önden!!!gelmezmi ses? adamın iflahını keser bu spor!!
--nası yani?
--şöyle yani ...hem önden göbekten,hem arkadan kalçadan kilo fazlam var..hem önden hem arkadan vermem gerek yani!!!
---bişey anladıysam arap olayın.alooooooooooo!!!!o çığlık sesi nedir?ne haltlar karştırıyosun sen!!!
--çığlık şey aşkım kilo düşürüyorum ben.hani böbrek taşı düşürürsün ya öyle bi şey ..sancılı oluyo tabi biraz!!!
--var sende bi haller...geliyorum şimdi oraya!!!
---gerek yok hayatım ben geldim şimdi zaten.ohhhşşşşşşş!!!
--------------------------------------------------------------------------
Aşkım o sesler nerden geliyor, birimi var yanında
+ Yok kimse yok tv seyrediyorum ondan geliyodur
-- hangi kanalı seyrediyon ben de açayım
+ sizin tv çekmez bu kanalı çift çanak koymanız lazım
------------------------------------------------------------------------
zırrr
+alo(oy oy oy ne furuyo be)
-alo sefgilim nbr
+(o ne öyle yarım dünya gibi bea)
-alooo kamil ordamısın
+hıhı burdayım(oh evet evet)
-iyi yaşadığına sevindim
+hıı(ohhhşşş)
-kamil sölesene bişeyler
+kimi aramıştınız
-ebeni aradım kamil
+aa alo aşkım senmisin
-yok ben dayınım
+dayı mı? oo dayı hemen atla gel süper bi film buldum
-allah canını almasın kamil,yine porno isliyon dimi
+(hasttir )a alo dayı sesin gelmiyo
------------------------------------------------------------------------
aloo
- hayatım ne biçim ses
+ nefar aşkım sesimde
- boğuk
+ yok canım sana öle gelmiş
- sen ne haltlar yiyosun sen
+ ne haltı aşkım flim seyrediyordum
- ne filmiymiş o
+ korku
- bu saatte
+ nie ne varki saatte
- bu saatte korkumu seyredilir saat 2 (öğlen) sen çekil bakim kenara
+ nasıl yani
- çekil tv nin önünden talat
+ aşkım tv nin önünde değilim ki
- peki yeni aldığımız beko plazma tv'in önünde duran 1,80 boylarında 55-60 kilo civarındaki siyah saçlı kim
+
- aynı sana benziyoo ses ver
+ aşkım sen nerdesin ki
- kafanı arkaya çevir nerde olduğumu görürüsün
+ walla aşkım boynum tutulmuş çeviremiyorum
- tabi sen pornoları izle boynun dışında başka bir yerinde tutulucak ben tutulmasını sağlıycam
+ aaaaaaaaaaa aşkım sen nezaman geldin (sıçtık)
- flimin en heyecenlı yerinde
+ neresiki en heyecanlı yeri
- şu garip sesleri çıkarmaya başladığın yeri
+ ben nezaman anahtar verdim sana hiç hatırlamıyorum
- dün verdin gerçi şimdi geri alabilirsin
+ neden kalsaydı sende
- yok artık bu ewde bir işim kalmadı eşyelerımı alıp gidecem
+ aslıııııııııııııııııııııııııııı offf bea
çaaat
+ gitti
EVLİ SARHOŞ
Akşamdan
kalma adam, büyük bir başağrısı ile sabah uyanmış. Zorlukla gözlerini
açıp, yerinden doğrularak, şöyle bir etrafına bakınmış.
Komodinin
üstünde bir bardak su ve iki aspirin duruyor. Yatağın ayakucundaki
sandalyede elbiseleri temiz ve ütülenmiş. Aspirinleri içerken,
komodindeki not dikkatini çekmiş;
"Sevgilim, günaydın. Kahvaltın mutfakta. Ben alışverişe çıkıyorum, erken dönerim. Seni seviyorum".
Kalkıp,
giyinmiş ve kahvaltı için mutfağa gitmiş. Bakmış oğlu oturmuş, kahvaltı
ediyor. Masada da kendi servisi ve gazeteleri duruyor.
Oturmuş, kahvaltısına başlamış ve oğluna sormuş;
- Evlat, dün gece ne oldu, biliyor musun?
-
Evet, dün gece saat 3'ü geçiyordu, sarhoş olarak eve geldiğinde. Önce
koridordaki sandalyeyi devirdin, ardından kustun, daha sonra da odanın
kapısına kafanı çarptın, bir gözün morardı.
Adam, şaşırmış vaziyette:
- Anlayamadım. O zaman niye herşey temiz, kahvaltı hazır ve gazetem alınmış?
-
Onu mu soruyorsun. Annem seni sürükleyerek yatak odasına götürüp,
pantalonunu çıkarmaya çalıştığında, "Bayan, beni yalnız bırakın, ben
evli bir adamım" dedin.
AKILLI BABA
Temel annesi ve
babasi seyahate gider. Fakat otelde bos yer yoktur.Otelci onlara
ileride bulunan ciplaklar kampini tavsiye eder.
Baska careleri
olmayinca oraya giderler. Birazdan Temel kosa kosa gelir ve annesine
sorar: Anne neden bazi kadinlarin gogusleri buyuk bazilarin kucuktur?
Annesi cevap verir.Oglum buyuk gogusluler aptaldir kucuk gogusluler
akilidir ondan. Temel gider ve birazdan kosarak gelir.
Anne neden bazi erkeklerin organi buyuk bazilarin kucuktur ?
Oglum organi buyuk olanlar akilidir kucuk olanlar aptaldir. Temel biraz dusunur ve annesine cevap verir.
Biraz once babami aptal bir kadinla oynarken gordum ve git gide akillaniyordu.
TECAVÜZCÜ VE RAHİBE
Iki
rahibe varmis biri matematikçi biri mantikli.Bunlar bir aksam
karanlikta kiliseye dönerlerken matematikçi rahibe mantikliya dönerek ;
-"Yaklasik 20 dakikadir bir adam bizi takip ediyor ve gittikçe yaklasiyor su anda aradaki mesafe 50 metre" der.
Bunun
üzerine mantikli rahibe bunun tek mantikli açiklamasi olabilecegini ve
adamin kendilerine tecavüz edecegini ve daha hizli yürümeleri
gerektigini belirtir.Rahibeler daha hizli yürümeye baslarlar. 2 dakika
sonra matematikçi rahibe:
-"Adam da hizlandi ve aradaki mesafeyi kapatiyor, su anda 30 metre arkamizda... O zaman mantik olarak kosmamiz gerekir."
Rahibeler kosmaya baslar ve 3 dakika sonra matematikçi rahibe
-"O
da kosuyor ve arayi kapatiyor su anda mesafe 10 metre.O zaman mantik
olarak bizi yakalayacak birimiz saga digerimiz sola saparak kiliseye
ulasmaya çalisalim en az birimiz kurtulur.".
Ve matematikçi saga
dogru kosmaya mantikli sola dogru kosmaya baslar. Matematikçi 20 dakika
sonra kiliseye ulasir ve telas içinde beklemeye baslar. Aradan 40
dakika geçtikten sonra mantikli rahibe gelir.
Matematikçi sorar ;
-"Ne oldu ne yaptin ?"
-"Adam beni takip etti artik mesafe üç-bes adima kadar azalmisti, mantik olarak daha fazla kosmanin anlami yoktu...
-"Eeee..."
"Mantik olarak ben durdum adamda durdu."
-"Sonra..."
-"Mantik olarak ben etegimi kaldirdim oda pantolonunu indirdi."
-"Peki daha sonra...."
-"Daha sonra ne olacak etegini kaldirmis bir rahibe pantolonunu indirmis bir adamdan DAHA HIZLI KOSAR
KEKEME ÇOCUK
Çocuk kekemedir. Öğretmen tahtaya "kedi sütü iç" yazar ve çocuğa okumasını söyler.
Çocuk okur:
- "Tedi tütü it" Öğretmen azarlar çocuğu.
- "Bir daha oku der" Çocuk tekrar okur:
- "Tedi tütü it" Öğretmen sinirlenir bağırır
- "Düzgün oku şunu" der. Çocuk tekrar okur, ama nafile.
Öğretmen bu kez döver çocuğu ve "oku" der. Çocuğun canına tak etmiştir. Öfkeyle haykırır:
- "Anatını titti... tediti! İttene tu tütü"!
SÖNEN MUM
temel alman yaya gitmiş. temel orda bazı ardaşlar edinmiş ve onlarla mum sondürme oyunu oynuyor.
zaman geçiyor birgün hemşerisi Dursun'u aramış
''ula dursun burda bi oyun vardur millet birbirini siciy mum söndürme oyunu diyler'' demiş oda telaşla
''ne siçmesu len ölr oyunmu olur
'' demiş
dursun çıkısını düzmüş ve koyulmuş yola almanyaya
ve temeli bulmış bir akşam yine arkadaşlarıyla toplanan temel dursunu da almış oyunu oynamaya gitmişler 
dursun bu oyunu ilk defa oynaya cagı için çok telaşlıdır.
herkes bir müddet içki falan içtikten sonra sarhoş olur
dursunda
temele ne zaman başlayacak bu oyun der duruyor der demez biri ışıgı
kapatır. dursunda ne bilsin garibim oldugu yerde kala kalmış
temel hemen ışugı yakmış
^ya şu işi bi sıraya sokalım ^ demiş biri yine ışıgı söndürmüş
temel yine ışıgı yakarak
^ya şu işi bi sıraya sokalım ^ biri yine ışıgı kapamış
^ya şu işi bi sıraya sokalım ^
DURSUN'DA ARTIK KIZMUŞ ^ULA OYNAMAYIN ŞU IŞIGA DA ELLEDİGİMİZ İKİ CÖGÜS KICIMIZA GİREN CIKAN BELLİ DEGİL DEMİŞ^
)
)
GOLF
Titanik
batar ve 3 kişi kurtulur. Bunlardan biri İngiliz bir Fransız biri de
Temeldir. Ayrıca İngiliz yanında bi golf topu, Fransız da golf sopası
kurtaşmıştır.Derken bunlar sahilde gezinirken çok canları sıkılır ve
hadi golf oynayalım derler.
Temel:
- iyide golf oynamak için golf sopasına, golf topuna ve deliğe ihtiyaç var demiş.
İngiliz: 'bende top var.'
Fransız: 'bende de sopa var'
Temel: 'ben oynamıyorum ya'
KÖR MÜ ACABA
Askerlik çağına gelmiş genç kendini kör olarak tanıtıyormuş. Doktor muanesine girmiş.
Doktor :"şu tabelayı görüyormusun demiş
Genç : hangi tabelayı..
Doktor : şu duvarda asılı olan
Genç : hangi duvar demiş.
daha sonra doktor zile basmış ve bir hatun gelmiş.Hatun da hatun yani.çırılçıplakmış.
doktor: geleni gördün mü? demiş.
Genç : ben kimseyi görmedim demiş.
Doktor: iyi ama ibre nasıl gördü demiş
Yolların ustasıyım,röflenin hastasıyım